1 Aralık 2015 Salı

Sivilce...



     Şu sivilceler ne meret şeyler... Yanlış anlaşılmasın kesinlikle, hayatım boyunca neredeyse sivilceyle bir alıp veremediğim olmadı. Sadece bazen, kendisini yaşayan bir varlık gibi gördüğünü sandığım anlar dahilinde "bende burdayım ula, sana en yakından da daha yakınım" diye düşünebildiğine ve hiç ummadığım hatta ummak istemediğim zamanlarda her yansımada gözüme gözüme girebileceği zamanlar olmuştur. Genç ve orta yaşlarında herhangi bir insanın başına gelebilecek bir hadise. Sorun bende herhalde. Anormal bu arkadaş... Ağzı olsa konuşmayacak Shakespeare' den eserler şakıyacak kendi kendine, burnu ve akciğeri olsa solunum yapacak karbondioksit üretecek... Kendimi bazen şu yunan mitolojilerindeki birden fazla başı olan hydralar gibi hissediyorum. Eminim bunu okuyacak insan da ne dediğimi gayet tabii biliyordur, anlıyordur...

      Neyse kafam çok dolu ama oyunlar çeliyor aklımı. Üşendim de yazmaya zaten, sahi yemek yemeye de üşenmiştim en son. Ölümüm üşenmekten olacak sanırım... :)



      "Düşünüyorum öyleyse varım"

      "Üşeniyorum öyleyse yarın"

30 Kasım 2015 Pazartesi

Önce bi derdimi anlayın da, sonra devamı gelir beyaaa



       Amaçsızca kafasındaki düzensizlikten kurtulmaya çalışan, içindeki zehiri boşaltamayıp sağa sola çatan, yalnızlıktan kendi kendine kurdukları dünyalarda yaşayan, kendine acıyan, mutluluktan bile korkan, yaşamdan keyif alamayan, sadece akciğer solunumu yapan, hiç yoksa bunlardan birini bile layıkıyla eksiksiz yapan arkadaş. Merhaba, yalnız değilsin. 

        Hayatta yalnız olduğunu düşünenler için ufak bir girizgah yapmak istedim. " La olm sen hayırdır ???? " Her insan kendi dertleri ve düşünceleri içinde boğulurken sanki dünyaları yıkılmıştır. O kadar ki kıyamet kopmuştur, tüm hengame atlatılmış, sorgu sualler sorulmuş vs. kpss sonucu yerleştirmeleri açıklanmış memurlar gibi cehennemin en dibinde şeytanla eşli batak oynamaya hak kazanmış gibi bir izlenim bile yaratabilirler. Biliyorum, yapıyorlar. Yapıyoruz. Hepimiz aynı bokun lacivertiyiz o yüzden yalandan yere "ben yapmıyorum kiiii" gibisinden düşünceler içinde olmayın. Fındık kadar beyninizi bari kendinize söylediğiniz yalanlara inanmaya zorlamayın. Herkes aynı dertleri farklı ölçülerde çekiyor o yüzden her insan size karşı veya sizi anlayamıyor olacağını düşünmekten vazgeçin anacım. Yabancı değiliz herhal.

       Girizgahımızı tamamladık, nerde kalmıştık ?

       Ah evet, blogun amacı. Normalde günah çıkarma yerim olmasını planlıyordum buraların. Açıkçası kimseye ulaşma çabamda yok, ne yapmaya çalıştığımı ben bile bilmiyorum. :) Kafamda çok plan var ama hangisini uygulayayım derken "her şeyden bir parça neden katmayayım ?" diye bir fikir belirdi kafamda ve öyle de olmasına karar verdim. O yüzden ola ki birisi es kaza buralara rast gelirse, korkmasın deli değilim. Sadece kafam çok dolu. :)

      Blogda içerik olarak; Anime önerileri/tanıtımları, Günah çıkarma ayinleri (haha:)), Kafalara takılan bireysel olmayan karışıklık halleri, Monologlar  kısaca aklıma ne eserse onlar olacak. Üşenmez de yazabilirsem tabii. Şimdi aklıma geldi de, online oyunlara da bir göz atılabilir sanırım.

      Neyse, derdimi anlatabildiğimi sanıyorum. Eğer biri okuyorsa bunu hayden allaha emanet göte mukayet ol. Bir vakit üşenmemek üzere sağlıcakla kal. :)